Beyaz önlüğünü sıyıran o seksi hemşire, ofisin soğuk duvarları arasında sanki ateş saçıyordu. Marcus Darren’ın o sert oğlan yarakını dudaklarına alırken, derin boğaz yapmasıyla adamın gözleri karardı; her yutkunmada bir parça daha içine çektiği o kalın kökü, amcığını delice sarmaladı. Parmaklarıyla avuçlayıp hız verdiğinde, hemşirenin yumuşak dili ve ıslak sakso oyunu birleşince adamın beli büküldü. Yerinden kalkmasına bile gerek kalmadan, masaya yaslanmışken tam oradan vurdu kadına, misyoner pozisyonunda ince bacaklarını sardı etrafına. İnatçı hareketlerle amını boşluğa hapsetti, her girişinde kadın iniltisini bastıramadı; içini yakıyordu bu dayanılmaz dayama.
Sonra aniden yer değiştirdiler; kadının arkasında dururken siken adam, sertçe kökünü soktu kıvrak arka deliğine. O anki sertlik ve derinlikte hemşire çömeldi, masanın kenarından tutunarak bedenini ritme uydurdu. Islak amcık tüm dışarı taşarken, adamın elinde sıkıştı kalan heyecan ve zevk; tırnakları tenine geçerken daha da azdırdı ikisini de. Kadın parmaklarıyla hemen kendi amını bulup oynadı; sırılsıklam olmuş orası iyice kabardıktan sonra erkek sapına odaklandı tekrar. Yumuşacık diliyle önce altından yaladı amcığını sonra üstüne doğru tırmandı çılgınca emmeye başladı.
İçerideki basınç arttığında adam istemsizce havaya kaldırdı hemşirenin bacaklarını, dik açıyla zorladı daha hızlı girmeye kendini. Yavaş yavaş deliğin içine boşalacağını hissedip avuçlarına aldı kadının poposunu; üzerine fışkırttı ilk sürüyü, sıcaklığını tenine bırakırken cillop gibi kızardı her yerleri. Kadın pes etmeden hemen ikinci turu hazırladı: şimdi yüzüne doğru eğilip hızla dilini çıkardı adamın yarak ucuna, sapına kadar indirdi bütün gücüyle. Kadının derin boğazıyla birlikte yaşanan bu kökleme seansı sonunda adam ardı ardına boşalmaya devam etti—hem büyük poposuna hem de kapkara çılgın amcığına sıçrayan beyazlar ofisi rezil etti.
Oyun henüz bitmemişti ama artık ikisi de nefes nefese kalmıştı; bedenleri terlemiş, içinde büyüyen o yasak arzunun etkisiyle bir kez daha sudan çıkmış balık gibi birbirlerine sarıldılar…